Arkadaş Grubumuzun Gizli Düğününde Kendimi Dışlanmış Hissettim
Eşimle birlikte yıllardır görüştüğümüz yakın bir arkadaş grubumuz var. Toplamda beş çiftiz ve arkadaşlığımız çocuklarımızın aynı yüzme kursuna gitmesi...
Comments
Loading comments…
Eşimle birlikte yıllardır görüştüğümüz yakın bir arkadaş grubumuz var. Toplamda beş çiftiz ve arkadaşlığımız çocuklarımızın aynı yüzme kursuna gitmesiyle başlamıştı. Zamanla ailecek görüşmeye, tatillere gitmeye ve özel günleri birlikte kutlamaya başladık.
Bir süre önce gruptaki erkeklerden biri, eşi için sürpriz bir doğum günü organizasyonu düzenlediğini söyledi. Hepimizi belirlenen bir noktada öğle saatlerinde buluşmaya davet etti. Hatta gece konaklamalı bir plan olduğunu ve herkes için otel ayarlandığını öğrenince bunun güzel bir sürpriz olacağını düşündük.
Ancak buluşma yerine vardığımızda bizi bekleyen manzara tamamen farklıydı.
Arabadan indiğimiz anda diğer çiftlerin son derece şık giyindiklerini fark ettim. Kadınların saçları yapılmış, makyajları kusursuzdu. Erkekler takım elbise içindeydi. Derken arkadaşımızın eşini gördüm; üzerinde gelinlik vardı.
O an bunun bir doğum günü sürprizi değil, gizlice planlanmış bir düğün olduğunu anladık.
Sorun şu ki, eşimle ben bu durumdan tamamen habersizdik. Dağ gezisine gidiyormuş gibi rahat kıyafetler giymiştik. Karşımızda ise düğüne hazırlanmış insanlar vardı.
Şaşkınlıkla, “Bari şık giyinmemiz gerektiğini söyleseydiniz” dedim. Herkes gülümseyerek bunun önemli olmadığını söyledi ama o an kendimi son derece rahatsız hissetmeye başlamıştım.
Kilise önünde beklerken başka bir gerçeği daha öğrendik. Meğer diğer tüm çiftler düğünde özel görevlere sahipmiş. Nedimeler, şahitler, sağdıçlar, yüzük taşıyanlar...
Sadece biz hiçbir planın içinde yer almıyorduk.
Bir anda kendimi davetli bile değil de sonradan eklenmiş biri gibi hissettim. Herkes birbirine ne yapacağını soruyor, hazırlıkları konuşuyor, fotoğraflar çekiyordu. Biz ise sadece kenarda duruyorduk.
Tören boyunca gözlerim doldu ama bunu belli etmemeye çalıştım.
Sonrasında toplu fotoğraflar çekildi. Herkes özenle hazırlanmış görünürken, biz tamamen alakasız kıyafetlerle kadrajın içinde yer almak zorunda kaldık. Bu durum beni daha da kötü hissettirdi.
Düğünden sonra geceyi geçireceğimiz yere gitmek için uzun bir yolculuk yaptık. Yol boyunca aklımdan aynı düşünce geçiyordu:
Neden herkes bu planın içindeydi de biz değildik?
Bir noktada manzara fotoğrafları çekmek için durduklarında duygularımı daha fazla saklayamadım ve ağlamaya başladım.
Arkadaşlarım bunu fark edince beni teselli etmeye çalıştılar. Sürekli olarak “Önemli olan burada olmanız” dediler. Fakat ben tam tersini hissediyordum. Eğer gerçekten önemli olsaydık, en azından önceden haberdar edilirdik ya da organizasyonun bir parçası olurduk diye düşünüyordum.
Gecenin geri kalanında elimden geldiğince normal davranmaya çalıştım. Ancak içten içe kırılmıştım. Kendimi dışlanmış, değersiz ve düşünülmemiş hissediyordum.
İlginç olan şu ki, gruptaki kadınlardan biri daha sonra yanıma gelip benim yerimde olsaydı aynı şekilde hissedeceğini söyledi. Hatta kendisinin olsa büyük ihtimalle ağlayıp eve döneceğini itiraf etti. Bu sözler beni biraz rahatlattı çünkü en azından hislerimin tamamen yersiz olmadığını düşündüm.
Şimdi olayın üzerinden biraz zaman geçti ama hâlâ içimde burukluk var. Onların özel gününü gölgelemek istemedim, bu yüzden o anda fazla bir şey söylemedim. Ancak yaşananları düşündükçe, yıllardır yakın olduğumuz bir arkadaş grubunun bizi bu kadar büyük bir planın dışında bırakmasını kabullenmekte zorlanıyorum.
Belki onlar bunu eğlenceli bir sürpriz olarak gördüler. Fakat benim için o gün, bir kutlamadan çok dışlanmışlık hissiyle hatırladığım bir anıya dönüştü.