Sevişmenin Adabı Var mıdır?
İnsanlar ilişkilerde birçok konuyu konuşur. Güven, sadakat, sevgi, saygı... Peki ya sevişmenin de bir adabı, bir görgüsü, bir inceliği var mıdır? Baz...
Comments
Loading comments…
İnsanlar ilişkilerde birçok konuyu konuşur. Güven, sadakat, sevgi, saygı... Peki ya sevişmenin de bir adabı, bir görgüsü, bir inceliği var mıdır?
Bazıları için sevişmek sadece fiziksel bir ihtiyaçtır. Bazıları için ise duygusal bağın en güçlü şekilde hissedildiği anlardan biridir. Ancak hangi tarafta olursanız olun, çoğu insanın ortak olduğu bir nokta vardır: Kendini değerli hissetmek.
Birçok kişi iyi bir ilişkinin sadece yatak odasında yaşananlarla ilgili olduğunu düşünür. Oysa gerçek çoğu zaman bunun çok ötesindedir. Karşı tarafın isteklerine kulak vermek, sınırlarına saygı göstermek, aceleci davranmamak, partnerini bir "görev" gibi değil bir insan olarak görmek belki de işin en önemli kısmıdır.
Sevişmenin adabı denildiğinde akla ilk olarak saygı gelmelidir. Çünkü insanlar sadece bedenleriyle değil, duygularıyla da o anın içindedir. Bir tarafın kendini kullanılmış, değersiz veya mecbur hissettiği bir yakınlık ne kadar tutkulu görünürse görünsün aslında eksiktir.
İşin ilginç tarafı ise birçok ilişkinin sorunları yatak odasında değil, yatak odasının dışında başlar. Gün içinde ilgi göstermeyen, partnerini dinlemeyen, sürekli eleştiren veya sevgisini hissettirmeyen kişiler gece olduğunda her şeyin normal olmasını bekleyebiliyor. Oysa duygusal yakınlık olmadan fiziksel yakınlığın da zamanla anlamını kaybettiğini söyleyenlerin sayısı oldukça fazla.
Belki de sevişmenin en önemli adabı, karşı tarafı gerçekten görmek ve hissetmektir. Sadece kendi ihtiyaçlarına odaklanmak yerine "Acaba o ne hissediyor?" diye düşünebilmektir.
Peki siz ne düşünüyorsunuz?
Sevişmenin gerçekten bir adabı olduğunu düşünüyor musunuz? Sizce iyi bir yakınlığın temelinde tutku mu vardır, sevgi mi vardır, yoksa karşılıklı saygı mı?
Yorumlarda fikirlerinizi merak ediyorum.